Makalecin - Güncel Blog Yazıları

Cinderella (Külkedisi) Masalı ve Hikayesi Oku – Baloya giden külkedisi…

0 7

Evvelden püsküden,
Kimseye nazar değmeden,
Düzgün kalpli beşerler uzun yaşarmış,
Bedler onları yenemeden.

Uygunların kazandığı, berbatların kaybettiği devirlerde Sindirella isimli bir kızla pederi yaşarmış bir kasabada…

Anası ölmüş kızın, pederi evlenmiş ansızın.

Üvey anası gelmiş konuta üvey kız kardeşleri ile… Sindirella onları sevgiyle karşılamış başına gelecekleri bile bile…

Sindirella’nın pederi karar vermiş bir geziye, gidip de geri dönmeye…

Günler geçmiş, haber gelmemiş pederinden.

Söylentiler başlamış: “Baban göçüp gitti aramızdan.”

Pederine üzülürken, üvey anası başlamış söylenmeye: “Gelme yanımıza, girme aramıza…”

Sindirella başlamış aklığa, külleri temizleyip meskeni paklama.

Ismi olmuş Külkedisi, hanedeki tozların efendisi…

Tek işi arilik, nerede kaldı hoşluk.

O sırada, uzakta bir sarayda…

Günlerden bir gün prens karar vermiş evlenmeye, hayalindeki gelini balo düzenleyip seçmeye.

Tüm genç kızları çağırmış, hayallere başlamış.

Külkedisi duymuş çağrıyı, hissetmiş derinden sızıyı…

Zira ona müsaade yok, meskende işler her vakit çok.

Üvey kardeşleri hazırlanmış, saraya gidip alkışlanmış.

Külkedisi konutta ağlarken, peri çıkmış önüne aniden…

Peri bulmuş bal kabağı ve fare, onları çevirmiş otomobil ve şoföre.

Onu süslemiş bir hoş, demiş sana bir malumat vereceğim çok kişisel.

Saat 12 olmadan dönmelisin, zira eski haline dönersin.

Baloya giden Külkedisi prensle karşılaşmış derhal aralarında bir aşk başlamış.

Dans etmişler saatlerce, kız kardeşleri onları seyretmiş sinsice…

Saat 12’ye yaklaştığında, Külkedisi kaçmış arabasına…

Külkedisi düşürmüş camdan ayakkabısını yolda, prens bulmuş ayakkabıyı kaldırımda…

Meskenine dönmüş zavallı Külkedisi, kalbinde yalnızca prensi…

Prens başlamış ayakkabının sahibini aramaya, her meskeni gezip onu bulmaya…

Sıra gelmiş Külkedisi’nin hanesine, içeri girip herkesi incelemeye…

Üvey anası Külkedisi’ni saklamış, kendi kızlarını allayıp pullamış.

Ayakkabıyı giymiş üvey kardeşler, ayaklarına olmamış üzülmüşler.

Prens sormuş farklı biri yok mu, gelip ayakkabıyı bulur mu?

O sırada Külkedisi hapşırmış, prens onu duyup kapısını açmış.

Ayakkabı Külkedisi’ne olmuş, prens ona derhal sormuş.

Benimle evlenir misin, sarayıma gelip yaşar mısın?

Külkedisi “evet” demiş, üvey validesi ve kardeşlerini affetmiş.

Pederi da dönmüş, düğüne gelip kızını öpmüş.

Prens ve Külkedisi bir araya gelmiş, bu masal da burada bitmiş.

 

 

Kaynak: Milliyet

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.