Makalecin - Güncel Blog Yazıları

Rapunzel Masalı ve Hikayesi Oku – En şık diyarlarda yaşayan…

0 25

Bir varmış, bir yokmuş…

Masal bu ya, en şık diyarlarda yaşayan olağanüstü bir aile varmış. Bir kız evlatları olmasının hayaliyle yaşar, her gün bunun için tatlı düşler kurarlarmış. Günün birinde hatun gebe olduğunu anlamış ve çok berhudar olmuşlar. Hamileliğin de tesiriyle, hatun yan bahçedeki ağaçtan bir meyve yemek istemiş. Ancak o mesken cadının meskeni, ağaç da cadının ağacıymış.

Kocası, bayanın bu isteğini konumuna getirmek istemiş ve gizlice bahçeye girerek ağaçtan biraz elma koparmış. Hmm… Hem de sulu sulu mükemmel iki elma…

Sonraki gün tekrar elma koparmaya gittiğinde, önünde birden cadıyı görüvermiş. Çok korkmuş ve tam kaçmaya çalışırken cadı seslenmiş:

“Sen neden burada benim ağacımdan meyve koparıyorsun? Üstelik benden müsaade bile almadan!”

Adam titreyerek karşılık vermiş:

“Siz istenilmeyen bir cadısınız. Ben sizden müsaade istemeye çok korktum.”

Cadı bu karşılık üzerine hayli sonlanmış.

“Öyleyse seni cezalandıracağım. Benden elma çalmanın bir cezası var. Evladını doğar doğmaz bana vereceksin.” demiş.

Adam dehşetle kabul ederek süratle uzaklaşmış. Her gün elmalardan karısına götürmeye de devam etmiş. Zira bu ittifaka nazaran, karısı elmalardan dilediği kadar yiyebilecekmiş. Gel hengam git vakit hatun veladet yapmış ve cadı gelip bebeği almış. Validesi gözyaşlarına boğulmuş.

Aradan yıllar geçmiş. Rapunzel isimli bu bebek büyüyüp 16 yaşına geldiğinde çok hoş bir kız olmuş. Cadı onu yüksek bir kulede hapsetmiş. Hiç kimsenin onu bulmasını istemiyormuş. Burada yaşadığı mühlet boyunca, Rapunzel hiç saçlarını kesmemiş. Böylelikle upuzun altın sarısı saçları olmuş. Bir gün camın önünde müzik söylerken, ormanda avlanan Prens “Aman ilahım bu sesin sahibini görmeliyim.” diyerek sese sahih gitmiş. Bir de bakmış ki kız yüksek bir kulede yaşıyor. Onu tam olarak görememiş. Merakla bakarken, validesinin geldiğini ve ona seslendiğini fark etmiş.

“Rapunzel, Rapunzel uzat o altın sarısı saçlarını.”

Rapunzel upuzun saçlarını camdan aşağı uzatmış ve validesi saçlarına tutunarak yukarı tırmanmış.

Bunu gören prens sevinmiş ve sonraki akşam Rapunzel’ in kulesine geri gelmiş ve sesini değiştirerek “Rapunzel Rapunzel uzat o altın sarısı saçlarını.” demiş. Rapunzel de saçlarını uzatmış ve prens kızın saçlarına tutunarak yukarı tırmanmış.

Rapunzel önünde prensi görünce çok korkmuş. Birinci kez anasından sair insan görüyormuş. Prens ona “Ne kadar hoş sesin var.” demiş. Rapunzel ürkek ve çekingen bir halde teşekkür etmiş.

“Hayır.” demiş prens. “Lütfen korkma benden.”

O gün, prens birinci görüşte Rapunzel’e aşık olmuş ve Rapunzel de prensten hoşlanmış. Böylelikle prens ve Rapunzel mütemadi görüşür olmuşlar. Bir gün anası ormandan dönerken, prensin geldiğini ve Rapunzel’in yanına tırmandığını görmüş. Bunu görür görmez çok sonlanmış ve prensin gitmesini bekleyerek, akabinde süratlice Rapunzel’in yanına gitmiş.

“Benden gizleyerek, nasıl birini alırsın buraya?” diye kızarak, eline makas almış ve Rapunzel’in o uzun altın sarı saçlarını kesmiş. Akabinde da o kuleden çok uzak bir çöle göndermiş. Sonrasında prensi cezalandırmaya gelmiş sıra. Kuleye giderek prensi beklemeye koyulmuş. Prens geldiğinde “Rapunzel Rapunzel uzat o altın sarısı saçlarını.” demiş. Validesi, Rapunzel’den kestiği saçları aşağı sahih uzatmış ve prens tırmanmış.

Yukarı geldiğinde bir bakmış ki önünde cadı. Korkarak geri dönmek isterken, cadı onu aşağı itmiş. Prens çalıların üstüne düşmüş ve kör olmuş. O günden sonra her mekanda Rapunzel’i aramış, ormanda bulduğu meyvelerle karnını doyurmuş. Sevgisinin büyüklüğüyle, umut etmekten hiç vazgeçmemiş. Bir gün Rapunzel’e kavuşacağını biliyormuş. Üzerinden aylar geçmiş ve ahir çöle gelmiş. Çölde yürürken o şık sesi duymuş ve “İşte bu Rapunzel. Onu bulacağımı biliyordum.” diyerek sese gerçek gitmiş. Rapunzel, prensi görünce ona gerçek koşmuş ve ona sarılmış, memnunluktan ağlamış, gözyaşları prensin gözüne damlamış ve prensin gözleri yavaş yavaş görmeye başlamış. Bu bir mucizeymiş. Böylelikle, sevgiyle her şeyin çözülebildiğini görmüşler. Sımsıkı sarılmış ona prens. Birlikte prensin sarayına gitmişler ve mükemmel bir düğünle evlenmişler. Halk da onları çok sevmiş. Yıllar uzunluğu huzur ve memnunlukla yaşamışlar. Ve bu masal da böylelikle sona ermiş.

Kaynak: Milliyet

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.