Makalecin - Güncel Blog Yazıları

Şık ve Nahoş Masalı Oku – Üç hoş kızın hikayesi

0 30

Çok eski devirlerde varlıklı bir iş adamı ve üç kızı şık bir köşkte yaşarmış. Tüccarın üç kızından ikisi çok şımarık biri ise çok güzel huyluymuş. Uygun kalpli olan kızının ismi Güzel’miş.

Günlerden bir gün bu iş adamı, çıkan bir fırtınada bütün gemilerini kaybetmiş. Elinde yalnızca oturdukları mesken kalmış ve paraları da bitmek üzereymiş.

Bu duruma çok üzülen pederleri gemilerine bakmak için uzun bir yolculuğa çıkmaya karar vermiş. Yola çıkmadan evvel:

-Kızlarım benden istediğiniz bir şey var mı?, demiş

İki şımarık kızı:

-Elbise, mücevher ve ayakkabı isteriz, demişler.

Şık ise:

-Babacığım bana bir tane al gül getirsen kâfi, demiş.

Limana gemilerini görmeye giden pederleri dönüş yolunda elindeki paralarını da çaldırınca çok üzülmüş ve üzüntüden yanlış yola girerek kaybolmuş. Ormana girince ileride çok şık bir şato görmüş. Çok acıkan ve yorulan yaşlı adam içeri girip konutun sahibinden ona yemek vermesini rica etmeyi düşünmüş.

İçeri girdiğinde hanenin boş olduğunu fark etmiş. Buna karşın salondaki yemek masasının üzeri yemeklerle doluymuş. Yaşlı adam o kadar açmış ki masaya oturup her şeyi yemiş.

Sonra kalkıp konutu gezmeye başlamış. Hanenin sahipleri yeniden ortada yokmuş. Odalardan birinde hazır yatak ve duru giysiler bulunca onları giyip uyumaya başlamış.

Sabah kalktığında kahvaltı masası hazırmış. Kahvaltıyı da bir şık yiyip konuttan çıkan adam, Güzel’in ondan istediği gülü hatırlamış. Zira konutun bahçesi gül doluymuş.

Güllerden bir tane koparınca önüne kocaman bir canavar çıkmış ve ona bağırmaya başlamış:

-Sana yemek ve yatacak nokta verdim. Bu mu teşekkürün? Neden güllerimi çalıyorsun?

Çok korkan adam:

-Gülleri kızım istemişti, demiş.

Bunu duyan Canavar adama:

-O halde o kızın gelip benimle yaşayacak. Şayet gelmezse seni öldürürüm, demiş.

Adamcağız çok üzgün ve korkmuş bir halde haneden çıkıp yola koyulmuş. Meskenine vardığında olanları kızlarına anlatmış lakin bencil olan kızları buna hiç aldırmamış. Hoş ise:

-Sen sakın üzülme ben masraf o canavarla yaşarım, demiş.

Pederi istemeyerek bunu kabul etmiş ve Güzel’le birlikte şatoya gitmiş. Canavar Güzel’i görünce:

-Buraya kendi isteğinle mi geldin?, demiş.

-Evet, diye karşılık vermiş Hoş.

-Tamam, artık baban gidebilir. Burada yalnız kalacaksın, demiş.

Gece odasında endişeyle uyuyan Hoş, sabah uyandığında baş ucunda; yeni giysiler, hazır kahvaltı ve mis üzere kokan güller bulmuş. 

Her gün mis üzere kokan güller ve armağanları yanında bularak uyanan Hoş, artık Canavar’dan korkmuyormuş. Canavar’ın aslında düzgün kalpli biri olduğunu anlamış ve o da Canavar’a bedel vermeye başlamış.

Bir gün uyandığında baş ucunda bir not bulmuş:

– İstediğin her şey benim için buyruktur.

Şık, içinden pederini görebilmeyi dilemiş. O sırada önündeki aynada pederini görmüş. Pederi çok hastaymış ve kardeşleri ona sahih düzgün bakmıyorlarmış.

Canavar’a gidip:

– Ne olur babamı görmeme müsaade ver, demiş.

– Gidersen dönecek misin?, diye sormuş canavar.

– Alışılmış ki, sana kelam veriyorum, diye yanıt vermiş Şık.

– Şayet dönmezsen hastalanır ve ölürüm, demiş Canavar.

Güzel’e bir yüzük veren canavar, dönmek istediğinde bu yüzüğü yatağının yanı başına koymasını söylemiş. Sonraki gün pederinin meskeninde uyanan Şık, pederine sarılmış. Pederi artık dönmesini istemediğini onu çok özlediğini söylemiş.

Şık, pederine Canavar’ın düzgün biri olduğunu anlatınca pederi dönmesine razı olmuş.

Bu sırada Güzel’in hoş kıyafetler ve takılarla geldiğini gören kız kardeşleri onu kıskanıp dönmesini engellemeye karar vermiş. Ağlayarak dönmesini istemediklerini söylemişler ve onu kalmaya ikna etmişler.

İki hafta geçmiş ve Canavar’a dönmeyen Hoş vicdan azabı çekmeye başlamış. Gece uyuduğunda da bir düş görmüş. Düşünde Canavar’ı cansız bir halde bahçede yatarken görmüş. Çabucak yüzüğünü baş ucuna bırakıp uyumuş. Uyandığında Canavar’ın evindeymiş.

Her mahalde Canavar’ı aramış ancak bulamamış. En son deva bahçeye çıkmış. Güllerin arasında cansız yatıyormuş Canavar. Canavar’ın öldüğünü düşünen Hoş ağlamaya başlamış.

– Ne olur ölme ben seni çok seviyorum, demiş.

Bir anda her konum ışıldamış ve Canavar çok yakışıklı bir prense dönüşmüş. 

Prens, bir cadı tarafından canavara dönüştürüldüğünü ve tekrar prens olabilmesi için birinin ona aşık olması gerektiğini anlatmış. Sonra da Güzel’e evlenme teklif etmiş derhal oracıkta.

Prens ve Şık evlenmişler ve çok bahtiyar bir hayat yaşamışlar. Bu masal da mesut sonla bitmiş.

 

Kaynak: Milliyet

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.