Makalecin - Güncel Blog Yazıları

Uyuyan Şık (Aurora) Masalı ve Hikayesi Oku – Kral ve kraliçe…

0 17

Önce devir içinde kalbur saman içinde bilinmeyen bir devletin ihtişamlı bir sarayında bir kral bir de kraliçe yaşarmış. Halk tarafında çok sevilen ve hiç düşmanı olmayan kral ve kraliçenin en büyük dileği evlatları olmasıymış. Uzun hengam ahir bir kızları olmuş. Bu küçük kızın ismi Aurora’ymiş. Aurora’nın bir numara yaş gününde çok büyük bir kutlama yapmaya karar vermişler.

Akıllarına gelen herkesi bu partiye çağırmışlar. Velev 12 peri bile davetliymiş. Pastalar, süslemeler, orkestra ve daha neler neler varmış bu partide…

Partide olmayan tek şey, yani tek kişi 13. periymiş. Üstelik bu peri biraz da berbat kalpliymiş. Partiye davet edilmediğini duyunca da çok sonlanmış.

Parti başlamış. Herkes küçük kıza armağanını veriyormuş. Periler sırayla onun için akıl, sıklık ve yürek ikram ederken 13. peri ortaya çıkmış.

Hudutlu bir biçimde:

-Beni davet etmeyi nasıl unutursunuz? Bunun cezasını çekeceksiniz. Benim armağanım 16. yaşında Aurora’nın eline iğne batması ve ömür boyunca uyuyakalması olacak, demiş.

Kral acilen:

-Çok özür dileriz, cürüm ettik ne olur yapma, demiş.

Kimseyi dinlemeyen peri derhal kaybolmuş.

Bed kalpli peri, kaybolunca ikramını şimdi vermemiş olan bir başka peri:

-100 yıl sonra prensesi bir prens bulacak ve onu öperek uyandıracak. Bu da benim armağanım, demiş.

Yıllar geçmiş ve Aurora 16 yaşına basmış. Tüm bu yıllar boyunca ailesi onu ziyadesiyle korumuş. 16. yaşına basacağı gün de kapıya muhafızları dikip içeri kimseyi almamalarını söylemişler. Aurora odasında fotoğraf yapıyormuş. Lakin Aurora’nın içinde bulunduğu odada bir anda bir kapı belirmiş ve onu çağıran bir ses duymuş prenses.

Odadan içeri girince yaşlı bir hatun ve elinde iğnesini görmüş. Büyülenmiş bir halde bayanın yanına gidince bayan elindeki iğneyi ona batırmış. Aurora oracıkta uyuyakalmış.

Kral ve kraliçe geldiğinde artık çok geçmiş. Büyü o kadar güçlüymüş ki saraydaki ve devletteki herkes de uyumaya başlamış.

Aradan tam 100 yıl geçmiş. Uzak diyarlardan çok zeki ve yakışıklı bir prensin yolu bu memlekete düşmüş. Ormanların içinden geçerek yoluna devam ederken sarmaşıklarla kaplı bir saray olduğunu fark etmiş. İçinden bir ses içeri girmesini söylemiş.

Prens, kılıcıyla sarmaşıkları keserek içeri girmiş ve yatağında uyuyan Aurora’yı görmüş. Gördüğü anda çok etkilenmiş ve dayanamayarak yanağına bir öpücük kondurmuş.

Aurora güya hiç uyuyakalmamış üzere gülerek gözlerini açmış. Prensi görür görmez ondan etkilenmiş. Aurora uyanınca büyük saray ve memleket halkı da uyanmış. Devlet, kısa vadede eski canlı günlerine dönmüş.

Prens ve Aurora da evlenmeye karar verip, sonsuza kadar memnun yaşamışlar.

Kaynak: Milliyet

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.